Kevser Süresi

namaz sureleri olarak sizlere sitemiz içerisinde sırayısıyla vereceğimiz  namaz ve hayır duaları için okunacak belli başlı islami ve dini namaz sureleri’ni sitemiz içerisinde sizlerle paylaşacaz.

Güzel islam dinimiz ve namaz sureleri hakkında bilgileri sizlere sunarken bu bilgilerin anlamlarını da sizler için bir arada topladık.

Kevser süresi okunusu ve yazılışı hakkinda sizlere biraz Bilgi vermek istiyorum.

kevser-süresi

Okunuşu, İnnâ a’taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke huvel’ebter.

Kevser süresinin anlamı

Bismillahirrahmanirrahim

Ey Muhammad! Doğrusu sana pek çok Nimet vermişizdir.

Öyleyse Rabbin için namaz kıl, Kurban kes. Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.

Bu güzel islami süremiz bizleri her Zaman huzura ve feraha kavuşturur.

kevser

Kevser süresi’nin meal anlamına bakacak olursak bizlere en güzel detayları Google ve dini bilgiler dini konular üzerinde hizmet veren çeşitli islami siteler’den topladığımız bir kac bilgiyi sizlere vermek istiyoruz.

Kevser süresinin meali

Biz sana bol Nimet verdik.

Kevser süresi, Mekke döneminde ve peygamberliğin ilk yıllarında indirilmiştir. Kuran’ın en kısa süresidir, ve 3 ayetten oluşur.

Adını ilk ayetin sonunda yer alan ve genel olarak çok, hayır anlamına gelen ‘kevser’  kelimesinden alır.

Hz. Muhammed’in zor durumda kaldığı ve üzüntülü olduğu bir zamanda inen bu surede, ona Kevser çok hayır ve Nimet verildiği müjdelenir. Bunun için ondan Rabbine yönelmesi istenir.

Hz. Peygamber’e kin tutan islam düşmanları kınanır. Böylece Hz. Peygamber’e ve onun şahsında bütün müminlere düşman olanların geleceklerinin olmadığı belirtilir.

Kaynaklarda belirtildiğine göre, Kevser suresinin inişine sebep olan şudur. Hz. Muhammed’in, Hz. Hatice’den Kasım adında bir çoçuğu olmuş, ama henüz bebekken ölmüştü. O dönemde Araplar erkek çocuklarına aşırı değer verirlerdi. Hz.Muhammed’in dünyada erkek çocuğunun kalmadığını gören müşrikler, Hz Peygamber’e ebter (soyu kesik) diyerek hakaret ettiler. Özellikle As bin Vail, Hz.Peygamber’in adı anıldığı Zaman, Bırakın onu, o ebterdir. Onun soyunu sürdürecek erkek çocuğu yoktur, ölünce adı unutulur gider, biz de ondan kurtuluruz, demiş. Ukbe bin Muayt ve diğerleri de benzer sözler söylemişlerdir. İşte onların bu sözleri Peygamberimizi çok uzmüştü. Yüce Allah onun geleceğe umut ve güvenle bakmasını sağlamak üzere bu sureyi indirmiştir.

Bu ayette yer alan “kevser” kelimesi, “pek çok iyilik ve hayır” anlamına gelir. Pek çok iyilik ve hayrın içinde olanlar şöylece özetlenebilir:

Kevser, cennette bir nehrin veya havuzun ismidir. Çünkü Peygamberimiz Kevser’i anlatırken: “O, Rabbimin bana (cennette) verdiği bir nehirdir; onda çok hayır vardır. O bir havuzdur; kıyamet günü ümmetim gelip ondan içecektir, onun kapları yıldızlar sayısıncadır.” demiştir. Bu yüzden, İslâmi gelenekte kevser, havuz olarak yorumlanmış ve Peygamberimizin kıyametteki havuzuna “Kevser Havuzu” denilmiştir. Hadislerde belirtildiğine göre, Peygamberimizin havuzu çok geniş, suyu sütten daha ak, kokusu miskten daha güzel, kadehlerinin sayısı da gökteki yıldızlardan daha çoktur. Ondan bir kere içen, bir daha sonsuza kadar susamayacaktır.

Kevser, Hz.Muhammed’e verilen peygamberlik şerefidir. Çünkü peygamberlik, hem dünya hem de ahiret mutluluğunu sağlayan büyük bir hayırdır.

Kevser, Peygamberimizin soyunun ve ümmetinin çokluğudur. Çünkü Peygamberimizin soyu kesilmemiş, tam aksine kızı Hz. Fatıma’dan hayırlı bir nesil çoğalarak devam etmiştir. Ayrıca çok sayıda hayırlı insan, ona ümmet olmuştur.

Kevser iyilik ve hayırda sonsuzluğu ifade eder. Gerçeği görmek istemeyen müşriklerin söylediği kötü lakapların tam tersine Allah, Peygamberimize bol ve tükenmez nimetler vermiştir. Bir insan yüce Allah’ın Hz. Peygambere verdiği bu nimetleri araştırdığında gözünün iliştiği ve düşüncesinin takıldığı her noktada bu nimetlerin izini görecektir.

Hz. Muhammed bu nimeti peygamberlikte görecektir. Bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah ile temasa geçişinde görecektir. Allah’ı bulan biri için artık kayıp söz konusu olur mu?

O’na gönderilen Kur’an da büyük bir nimetti. Kur’an’ın bir suresi bile sonsuz bir hazine, sonsuz bir kaynaktır.

Yüceler âleminde kendisi için dua eden melekler de Peygamberimiz için büyük bir nimettir. Bu melekler yeryüzünde O’na dua edenlere de dua ederler. Öyle ki artık O’nun ismi hem yerde hem de gökte Allah’ın adıyla birlikte anılır olmuştur.

Peygamberimizin asırlar boyunca devam eden sünneti de büyük bir nimettir. Bütün yeryüzünde onun izinde giden milyonlarca insanın, milyarlarca dilin milyarlarca dudağın onun adını anması, onun hayatına ve anısına kıyamete kadar hayranlık duyan milyarlarca kalbin varlığı da büyük bir nimettir.

Onun gönderiliş sebebiyle insanlığa kazandırılan sonsuz hayır da kevserin kapsamındadır. Bu hayrı kabul edip inananlar da, onu tanımayanlar da ondan faydalanmışlardır. Herkes bu hayırdan nasibini almıştır.

Bu kevserin pek çok görüntüleri bulunmaktadır. Bunları tek tek saymaya güç yetmez.
O halde (yalnız) Rabbine ibadet et ve (yalnız O’nun adına) kurban kes.

Peygamberimiz bu kadar iyilik ve hayra, Allah’a bağlılığıyla elde etmişti. Namaz kılmak ve kurban kesmek vb. ibadetlerle bir Müslüman, dünyada ve ahirette pek çok nimete erişir.

Bu ayette nimetlere karşılık Hz. Peygamber’in başta gelen görevine işaret etmektedir. Bu da ibadette ve yönelişte sadece kendini Allah’a adamak ve samimi bir şekilde O’na yönelmektir. Namaz da ve kurban da Allah’a samimiyetle yönelmektir. “Öyle ise Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.”

Şu gerçek ki, senden nefret eden, (her türlü iyilik ve güzellikten) kesilmektedir!

Hayırı Sevmeyen Hayırsız Kalır

3’üncü ayette, Peygamber(a.s)’e kin tutan kimsenin, her türlü iyilik ve güzellikten kesileceği haber verilir. Peygamber(a.s)’e ve hak dine kin duyan kim olursa olsun, onun arkası kesilir, nesli nesebi kalmaz, adı ve sanı unutulur.

Hz.Muhammed’e ve İslâm’a düşmanlık edenler, sonunda kaybedip gittiler. Ama onların “soyu kesik” dedikleri Peygamberimiz, milyonlarca Müslüman’ın gönlünde hâlâ yaşamaktadır ve bundan sonra da kıyamete kadar inanmış gönüllerde yaşamaya devam edecektir.

Hiç şüphesiz imanın, hakkın ve iyiliğin sonunda hiçbir şey elde edilememesi mümkün değildir. Allah, onun için yapılan her bir iyiliği fazlasıyla ödüllendirir.

Doğrunun yanında yer alan asla kaybetmez. Onların yaptıkları işlerin sonu mutlaka hayır getirir. Yanlışın ve kötülüğün ise sonu gelmez. Bunları yapanlar hiçbir zaman hayırlı bir sonuca ulaşamazlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Son Yorumlar